Davulu Ustasından Öğrenin!



Davulu Severek Çalanlar MERHABA!
Birçok grup kurdum:


Meçhuller, Yaratıklar, Vahşi Çığlık, Uzakların Çağrısı, Diapazon, Transform, Meditation, Sfenks, Ruhların İsyanı, Meçhul Kabus ve WILDCRY.....


Ve pek çok ünlü ile çalıştım:


Tuna Ötenel, İvo Papazov, Yıldız İbrahimova, Baki Çallıoğlu, Rama Mani-T.A.S. Mani, Okay Temiz, Cem Karaca, Yıldırım Gürses, Ersen, Erkin Koray, Erol Büyükburç, Berkant, Ali Kocatepe, Tülay, Seyyal Taner, Metin Ersoy, Tanju Okan, Mehmet Güçlü, İlham Gençer, Sezen Aksu, Rene Ramo, Magnetic Band, Electric Band, Silüetler, Grup Doğuş, Gönül Yazar, Öztürk Serengil(Twist Show), Medrano Sirki, Rumeli Hisarı Konserleri, İzmir Fuarı, Lauren Sander's, çok çeşitli şehirlerde çeşitli orkestralar ve caz konserleri...

Şimdiye kadar 50 festival ve en az 750 konserde çaldım...Ve binlerce öğrencim oldu...Davulla ilk tanışmam, ilkokul öncesine rastlar...Küçüklüğümden beri her gittiğim yerde ille de metronomik tik-tak lar kulağıma takılmıştır.






İlk davul takımım kendi yaptığım ve teneke kutulardan oluşan bir alettir. İlk, orta, lise ve konservatuar 2'ye kadar, çeşitli davullarım oldu. Bagetlerimi genellikle kendim yapar ya da yaptırırdım; hala da öyle...Müzikle sporu beraber götürüyordum; en sonunda davullarım galip geldi ama sporu da tam bırakmış değilim.




Unutmadan söyleyeyim; önemli bir hatıradır; ilk yevmiyemi 9 yaşında aldım.




Davulcu ritm boksörüdür bence(bana hep gülerler söylediğimde). Psikorefleks tam sağlanmalı(davulda daima relax olun)...




Herkesin korkuyla ve büyük gıpta ile bakıp da çalışamadığı birçok yerde ben büyük bir rahatlıkla defalarca çalışma fırsatı buldum ve hala da bulmaktayım. Terazi burcu olduğum için dengede tutmayı severim hayatı...




İlk davul kitabımı 1966 da 20 sayfalık el yazması olarak yazdım. Bütün davul markalarını kullandım ama Ludurip başka...Yıllarca davul atölyesinde montaj ve yapımda çalıştım, sayısız kayıtlarda çaldım...




1967 senesinden beri 4 bagetle çalıyorum; davulcu bir arkadaşım vefat ettiğinde onun anısı benim tarzım oldu ve devam ediyorum...




Birçok davulla çalmaya aynı yıl başladım; valide benim davulcu olmamı istemiyordu hatta davullarımı satacaktı...Ben de onları çalıştığım yere götürdüm ve o gün bugün çok kalabalık davul setim var, bunu da anneme borçluyum.Stilimi de ona borçluyum diyebilirim. Ailem muhteşemdir, onlara minnettarım!




Çok uzun saatlar davul çalma deneyimlerim oldu; en uzun denemem 38 saat 45 dakika...



Pek çok şehir ve ülkede yerli yabancı müzisyen dostlarımla çalışmaktan çok büyük mutluluk duydum...Gemilerde çalıştığım dönemlerde idealim Hindistan'dı ve bu dileğim oldu. Katmandu, Kalküta, Karnataka ve de müzikal faaliyetlerin en dorukta olduğu bölgelerde aylarca birşeyler öğrenmek için çok çabaladım(ritm-trans-meditations koordinasyonu)




Ve birkaç küçük tavsiye...

 
HİS+BİLGİ+TEKNİK+SABIR=BAŞARI+İMKAN

Dinlemesini bilmeliyiz; bu en zor olandır.


Konsantre olmalıyız davulumuza, biz ve davul bütünleşiyoruz, ona değer vermeliyiz, çok çalışmalıyız, konuşmalıyız, yazmalıyız, öğrenmeli ve öğretmeliyiz.

Ritmik jimnastik yapın ve davul etüdlerinde bazen bagetsiz çalın(ben yıllarca öyle çalıştım)

Kendinize müzikal davul metod arşivi hazırlayın, idealist olun...

Bol bol metronom dinleyin


Daima kendimiz olmalıyız; enstrümanistlik bir hayat tarzıdır. Davulu taklit etmeden çalmalı, yüksek hocalara her zaman saygılı olmalıyız ama onların yaptığını yapmaya uğraşmamalıyız. Çünkü herkes bir değerdir...

Herşeyi bilmemize imkan yok, egoist olmayalım. Bırakın bazı şeyleri de bilmeyelim!...